İLLERE GÖRE ÇİÇEKÇİLER |
||
|
|
||||||||||
ANADOLU MEŞESİ
(Ouercus cerris)
|
KESTANE
[Castanea sativa
|
KAYIN
(Fagus silvatica)
|
![]() |
|||||||
|
![]() |
|||||||||
-*?f*
|
Kayıngillerin örnek bitkisi olan kayın,
bir orman ağacıdır. Mata ve kestanelikler kuşağını astıktan
sonra 800-1300 m. arasında geniş ormanlar meydana getirir. Na
fazla sıcağa, no da farda soğuğa dayanabilen kayın ağaçlarına
da* ha çok Alp Dağları'nın doğu bölgelerinde raslanır.
|
|||||||||
Kızıl meşe, tüylü meşe, ıhlamur, bodur
meşe, isfendan ağacı gibi birçok türü kap-( fiyatı
bir meşe cinsidir. 900' m.'ye kadar olan sırtlarda ya* tlşlr.
MELEZ AĞACI
(Larix decİdua)
![]() |
||||||||||
Kayıngiller familyasından olan kestane
ağacının boyu bazan 30 m/yi bulur.' 300 • 1000 m. arasında ilk
ormanlar meydana getirir. İçlerinde yüzyıl yaşıyanları vardır.
Meyvaları bir ya da iki tanesi birarada yeşil ve dikenli bir
kabuk içinde bulunur. HerJ meyvanın ayrıca kahverengi bir kabuğu
vardır.
|
||||||||||
|
||||||||||
![]() |
![]() |
İSVİÇRE FISTIK ÇAMI
(Pinus cembra)
|
D A G ÇAMI (Pinus montana)
|
![]() |
||||||
![]() |
kozalakları yuvarlaktır.
|
Malaz ağacı gibi daha çok Alp
Dağ-ları'nın doğusunda gelişen İsviçre fıs* tık çamı, yüksek
yamaçların ağacı* dır. Köklerini derinlemesine kaya yarıklarına
salar. Bu ağaçlar birbirlerinden makta tak olarak yasarlar. •
Tahtası oymacılıkta ve biblo yapımında kullanılır.
|
||||||||
Igne biçimi olan yaprakları 30-40
yapraklı damatlar dorumunda yaprak sürgünlerinden çıkar.
|
Malaz ağacı ve Ladin ormanlarının
yukarlarında bitki örtüsü bütünüyle ayrı bir karaktere bürünür.
Yüksek ağaçların yanında çok kısa boylu sarılgan bitkilere da
raslanır. İla* ga çamı (Pinus mughus) adı verilen çok dallı ve
sürüngen çam da Dağ ça-mı'nın özel çeşitlerinden
biridir.
|
|||||||||
«Alplerin Kiralı» ada verilen malaz ağacı
2200 m.'ye kadar olan yüksek yamaçlarda yetişir. Doğu Alp
Dağları'n a ve Karpatlar'a doğru geniş or» manlar meydana
getirir.
|
||||||||||
|
||||||||||
MANİSA LALESİ
(Anemona)
![]() |
KARAYOSUNLARI (Bryophyta)
|
|||||||||
ALP ARSLAN AYAĞI (Leontopodium alpinum)
![]() |
![]() |
|||||||||
|
||||||||||
LİKENLER
(Lichenes)
![]() |
||||||||||
|
||||||||||
Alp Dağları'nın yüksek yamaç* larının
ünlü bitkisi Alp Aralan ayağı 3400 m.'den yukarı* larda
gözükmiye başlar. Alp Arslan ayağı'nı, bütün bitki* yi
çevreleyen incecik tüylerden tanımak mümkündür. Genellikle
tırmanması güç kaya* tıklarda yaşar.
|
Alp Dağları'nın tepelerine doğru bitki
örtüsünün gittikçe savruk* lastiği görülür, ağaç tipi bitkilere
artık raslanmaz. 3500 m/dan yukarıdaki bu yüksekliklerde
likenler ve karayosunları biricik bitki örtüsünü meydana
getirirler. Karların erimesiyle birlikte ortaya çıkan bu
bitkiler yeşil bir «halı» gibi bütün tepeleri kaplarlar.
|
|||||||||
|
||||||||||
Renkli ve göz alıcı güzellikleriyle bu
çiçekler Alp Dağ-lan'nın yüksek yamaçlarına ayrı bir canlılık
verirler.
|
||||||||||
|
||||||||||
678
|
||||||||||
|
Âdi fesleğenin serinlik ve temizlik duygusu
veren yaygın bir kokusu vardır. İşte bu yüzden âdi fesleğen'e
«Kıratlık kokusu» anlamına gelen Lâtince bir ad verilmiştir.
Bu bitki, ballıbabagiller (Labi-ate) familyasındadır.
Hindistan'da çok miktarda yetiştirilir. Üretimi ve bakımı
kolaydır. Saksı içinde bile yetişir. Âdi fesleğenin en çok
sevdiği bol sudur. Sık sık sulanırsa birdenbire gelişir. Âdi
fesleğen, Avrupa mutfaklarında kullanılır, özellikle salçalara
ve bazı yemeklere koku vermesi için konur. îtalyan mutfa-
ÂDİ FESLEĞEN
Ocimum bsailicum)
![]()
ADAÇAYI
(Salvia officinalis)
![]() |
Hekimlikte kullanılan bitkilerden söz eden
bazı eski kitaplar, ada çayı'na verilen «SALVİA» adının
Lâtince'deki «Salvare = kurtarmak» kelimesinden türetilmiş
olduğunu yazarlar. Kelimenin bu anlamı bize eskilerin bu ottaki
şifalı kuvveti bildiklerini göstermektedir.
Ada çayı daldırma usulüyle üretilir.
Bitkinin ortasından bir dal, koparılmadan toprağa daldırılır.
Bir ay sonra toprağa gömülmüş olan daldan kendi kendini
beslemeye yeterli kökler çıkar. Bunun üzerine dal kesilip ana
bitkiden ayrılır.
Ada çayı yaprakları kaynatılıp içilir.
Etkili bir ağrı dindiricidir. Akciğerlerdeki solunum
borucuklarını yumuşatıcı özelliği vardır.
Bu su ile aynı zamanda boğaz iltihaplarını
tedavi için gargaralar da yapılır. Ada çayı'nm birçok türü
Anadolu'da yetiştiği gibi bu cinsten bazı türler de süs olarak
park ve bahçelere ekilir.
|
Maydanoz pek az bakım ister. Yalnız
ekildiği toprağın yumuşak ve taşsız olması gerekir. Maydanoz
en çok kullanılan ıtırlı bitkilerden biridir. Garip gelir ama bu
gösterişsiz bitki, kokusu yüzünden bütün dünya mutfaklarında
çorbalara, etlere, yemeklere, salata ve böreklere lezzet vermek
için kullanılır.
|
|||||
Bazı kimseler, gözlere ve kalbe kuvvet
verdiğine inandıklarından sık sık çiğ may
|
|||||||
danoz yerler.
|
|
||||||
MAYDANOZ
(Petroselinum hortense) _^ şemsiye
M İT]*-'* biçimindeki* çiçekler
|
|||||||
|
![]() |
||||||
![]() |
|||||||
İRİ BALDIRAN
(Conicum, mac
|
|||||||
Tarlaların çitleri kenarında veya
yıkıntıların yanında serin ve gölgeli yerlerde maydanoza çok
benzeyen bir ot yetişir.
Bu, çok zehirli olan baldıran adlı bir
bitkidir.
Baldıranda «Coniin» veya «cicutin» denilen
bir madde bulunur. Bilmeden yenirse kana karıştıktan sonra
içindeki bu madde, sinir sistemi üzerinde yıpratıcı bir etki
yaparak vücutta genel bir felce sebep olur.
Baldıran otu zehirlenmesine uğrayanlara
hemen müdahale ederek önce midesi yıkanmalı, sonra da suni
solunum yaptırmalıdır.
Baldıran otu, görünüşündeki özelliklerden
ayrı olarak yaydığı pis kokudan da tanınabilir.
|
![]() |
||||||
çiçeğin
açılmış durumu
|
|||||||
ğının bellibaşlı özel yemeklerinden biri
olan ve «Pesto alla Genovese» adı verilen bir makarnada âdi
fesleğen kullanılır. Bu makarna İtalya'da çok ünlüdür.
Âdi fesleğenin kokusundan insanlar ne kadar
hoşlanırsa sinek ve sivrisinekler de o nisbette kaçarlar. Bir
zamanlar âdi fesleğeni, bu tedirgin edici böcekleri evlerden
uzaklaştırmak için odalara demetle asarlardı.
|
![]() |
||||||
|
|||||||
Tarihten önceki çağlarda insanlar,
avladıkları hayvanların etlerini bir süre saklamak ya da
pişirmek için ne deri torbalara, ne de toprak kaplara sahip
olmadıklarından bunları ince bir dala geçirip asarlar veya ise
tutarlardı.
Bir gün ilk insanlardan biri, defne dalına
geçirdiği etin hoş bir koku yaydığını gördü. Gerçekten de bir
süre saklamak için mağarasının serin bir köşesine astığı bu ete
defne dalı güzel bir koku vermişti. Keşfini çevresindekilere de
gösterdi. Bunun üzerine herkes, ete güzel bir koku kazandıracak
olan ve bugün ITIRLI BİTKİLER adını verdiğimiz bitkileri aramaya
koyuldu.
Çok geçmeden, ada çayı, güvey otu, kır
kekiği, âdi fesleğen, maydanoz gibi birçok bitki keşfettiler.
Bunların biçimlerini, çiçeklerini ve verdikleri kokuyu
bellediler. Itırlı Bitkiler'in bazı has-
|
talıklara da iyi geldiğini deneyleriyle
anladılar. Böylece bu bitkiler İnsanların günlük hayatına
girmiş oldu.
İşte o çağlardanberi insanoğlu Itırlı
Bitkiler'i her zaman arayıp bulmuş, evinden, sofrasından eksik
etmemiştir. Itırlı Bitki-ler'de, kokulu yağlardan ayrı olarak
sağlığımıza yararlı etkileri kesinlikle tespit edilen maddeler
de bulunmaktadır. «Şifalı Otlar» adıyla yayınlanan ciltlerle
kitap, bu bitkilerin insan vücuduna yararlı sayısız
niteliklerinden uzun uzun söz eder.
Günümüzde, özel lâboratuvarlarda hazırlanan
ilâçlar, evlerde kaynatılan otlardan elde edilen «ev ilâçları»
na tercih edilmektedir. Böyle olmakla birlikte biz gene
evlerimizde maydanoz, nane, dereotu v.b. gibi bitkileri yemek
ve salatalarımızda kullanmaya devam etmekteyiz.
|
||||||
|
|||||||
![]()
GÜVEY OTU veya KEKLİK OTU
(Origanum vulgare)
|
ÂDİ ROZMARİN
(Rosmarinus officiualis)
|
![]() |
ÂDİ KEKİK
(Thymus vulgaris)
|
||||
![]() |
|||||||
kabuklu sak
|
|||||||
|
|||||||
Güvey otu (veya keklik otu) Doğu'dan gelme
bir bitkidir. Bu bitki iyice gelişebilmek ve kokulu pembe
çiçeklerini verebilmek için sıcak bir iklim ister. Bitkinin
toprağın dışında kalan bölümleri mutfağımızda olduğu kadar
sindirimi kolaylaştırıcı ev ilâçlarının hazırlanmasında önemli
bir yer tutar.
Napoli'de yapılan ve «Pizze» adı verilen
şekerlemelere özel koku ve tadı veren, güvey otudur.
|
Âdi rozmarin sıcak iklimli ülkelerde
yetişir. Özellikle kıyılardaki kumlu toprakları çok sever. Bir
süs bitkisi olarak da kullanılan âdi rozmarin'in dallarım sık
sık budamak gerekir. Büyük bahçelerin bellibaşlı süs
bitkilerinden biridir. Sakı kabuklu ve çok dallıdır. Bu yüzden
bir çalıya benzer. Sert ve sık yapraklarında bulunan hoş ve
lezzetli bir madde, midedeki sindirim salgı bezlerini uyarıcı
ilâçların yapımında kullanılır.
|
Âdi kekik, denize yakın tepelerde yetişir.
Ayn olarak kır kekiği adım alan bu tür daha yaygındır. Bu tür,
yüksek dağlarda ve her türlü iklimde kolaylıkla yetişir.
Kır kekiği'nin küçük yaprakları ve ince
dalları kurutulup saklanır. Özellikle ülkemizde kasaplar,
yaptıkları pirzolalar üstüne kurutulmuş bu kekikten serperler.
Av. rupa'da ise âdi kekik salça ve soslara lezzet ve koku
kazandırmak
|
ALP
B i
|
![]() |
KİZİL MEŞE veya YAZ MEŞESİ (Ouereus robur)
|
||||||||
![]() |
İLERİ
|
|||||||||
![]() |
||||||||||
Yeryüzünün bitki örtüsü çeşitli iklim
bölgelerine göre değişir. İklim bölgele-rini meydana getiren
şartlar arasında bölgenin deniz yüzeyinden yüksekliği önemli rol
oynar. Bu, Alp Dağları bölgesinde de böyledir. 4000 metreye
kadar yükselen Alp Dağları'nın eteklerinden tepelerine doğru
çıkıldıkça bitki örtüsünün yavaş yavaş değiştiği, büyük
yapraklı ağaçlardan yosunlara kadar yapıları birbirinden çok
farklı olan bitkilerin yaşamakta olduğu görülür. Ayrı ayrı
bitkilerin yaşadığı bu yükseklik bölümlerine «Bitki Kuşakları»
adı verilir.
Alp Dağları, bu kadar zengin bitki
çeşitlerini biraraya toplaması yönünden yeryüzünün en
karakteristik bitki yereylerinden biridir. Bundan ötürü bitki
örtüsünün yüksekliklere göre değişimine tipik bir örnek
sayılır.
|
![]() ![]() |
TUYLU MEŞE
(Ouereus
pubescens)
|
||||||||
200 • 900 m. arasındaki yamaçlarda
yasayan bu ağacı, yaprak dibini ve sapını örten İncecik
tüylerden tanımak mümkündür.
|
||||||||||
Yüksekliği bazan 30 m.'ye yaklaşan bu
ağacın odunu sert ve dolgundur. Meşe palamutu adı verilen
meyvası nişasta yönünden zengin olduğundan çiftlik hayvanları
için çok değerli bir besin maddesidir. Yaprakları âdeta meşin
sert* liğindedir.
|
||||||||||
SARI ÇAM
l.
(Pinut sllvestris)
![]() |
LADİN
(Picea *xcelsa)
|
|||||||||
|
yaprakları yaprak sürgünlerinden
dalcıklar durumunda çıkar.
|
![]() |
||||||||
![]() |
San çam kozalağı
|
|||||||||
[3000 m.'den yukarıda) Likenler, alglar
gibi talli bitki er ile karayosunlu kuşağı.
|
![]() |
|||||||||
Ortalama 5 sm. uzunluğunda olan yapraklar
iğne biçiminde *"*°- olup yaprak sürgünlerinden İkişer ikişer
çıkarlar.
Boyu 40 m.'yi bulan Sarı çam genel
görünüşü yönOnden bir piramide benzer. 2000 m. yükseklikteki
dik ve güneşli yamaçlarda sık ormanlar meydana getirir.
Odunundan ev eşyası ve gemi direkleri yapılır.
|
Kabuğu kırmızımsı renktedir. 2000 m.
yüksekliğe kadar sık ağaçlı ormanlar meydana getirir. Ladin
ormanları Alp Dağları'nın daha çok doğu bölgesindedir. Ağaçlar
arasında ka-rayosunlarına, yaban mersini ve ahududu bitkisin*
raslanır.
|
|||||||||
2000 - 3000 m. arasında) Hlaklar ve
çalılar kuşağı (or. nan gülü, kantaron, Manisa âlesi, Alp Aralan
ayağı v.b.)
|
||||||||||
ORMAN GULU veya AGU Rhododendron
ferrugineum)
|
AG DAMARLI SOĞUT veya,. SEPET^ SOGUDU
![]()
Salix reticulata)
|
|||||||||
I
|
||||||||||
1300 - 2000 m. arasında) tlaklar ve iğne
yaprakl jaçlar kuşağı (ladin, me. iz ağacı, sarı çam v.b bi)
300 m.'ye kadar) mn bitkileri ve büyük
praklı ağaçlar kuşa
--1 eşe, kestane, ka ı v.b. gbii)
|
![]() |
|
||||||||
Alp Dağları'nda iki çeşit orman gOlO'ne
raslanır: Adi orman gülü ve kaba tüyiO orman gOİO. Güzel
kırmızı çiçekleri vardır. Orman gülü 2000-3000 m. arasındaki
yamaçlarda yetişir.
|
BODUR
AZALE
(Azalea procumbens)
|
|||||||||
Bu iki bodur bitki, yüksek dağ
yamaçlarına has bit» kilerdendir. Karların eridiği yerlerde
ilkbahar gelir gelmez çiçeklenirler.
|